Tahrim Sûresi 1. Âyet Tefsiri — ed-Dürrü'l-Mensûr fi't-Tefsîri bi'l-Me'sûr
Celâleddin es-Suyûtî
TAHRÎM SÛRESİ
İbnu'd-Durays, Nehhâs, İbn Merdûye ve Beyhakî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Tahrîm, İbn Merdûye'nin rivâyetinde ise Mutaharrem Sûresi Medine'de nâzil olmuştur.
İbn Merdûye'nin Abdullah b. ez-Zûbeyr'den bildirdiğine göre Nisâ ve Tahrîm Sûreleri Medine'de nâzil olmuştur.
1
"Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir."
İbn Sa'd, Abd b. Humeyd, Buhâri, İbnu'l-Münzir ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Hazret-i Âişe der ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Zeyneb'in yanında kalıp bal içiyordu. Ben ve Hafsa, Allah'ın Resûlü hangimizin yanına girerse: «Ben sende urfut ağacı zamkı kokusu alıyorum. Urfut ağacı zamkı mı yedin?» demek üzere anlaştık. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) birimizin yanına girince, anlaştığımız şeyi söyledi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Hayır, Zeyneb bint Cahş'ın yanında bal içmiştim. Bir daha asla içmeyeceğim" buyurunca: "Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. Allah, (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı size meşru kılmıştır. Sizin yardımcınız Allah'tır. O, bilendir, hikmet sahibidir... (Hazret-i Âişe ve Hafsa hakkında da) Eğer ikiniz de Allah'a tövbe ederseniz, (yerinde olur). Çünkü kalpleriniz sapmıştı. Ve eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilesiniz ki onun dostu ve yardımcısı Allah, Cebrail ve müminlerin iyileridir. Bunların ardından melekler de (ona) yardımcıdır" âyetleri indi. Allah'ın Resûlü hakkında da "Bal içtim" dediği için: "Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti..." âyeti indi.
İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Taberânî ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs der ki: Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) Sevde'nin yanında bal şerbeti içtikten sonra Hazret-i Âişe'nin yanına girince, Hazret-i Âişe: "Senden bir koku alıyorum" dedi. Hafsa'nın yanına girince Hafsa da: "Senden bir koku alıyorum" deyince Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Galiba Sevde'nin yanında içtiğim şerbettendir. Vallahi, bir daha ondan içmeyeceğim" dedi. Bunun üzerine: "Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun?" âyeti nâzil oldu.
İbn Sa'd'ın bildirdiğine göre Abdullah b. Râfi der ki: Ümmü Seleme'ye: "Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun?" âyetini sorduğumda şöyle cevap verdi: "Yanımda bir tulum beyaz bal vardı. Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) de ondan yalardı ve onu çok severdi. Hazret-i Âişe ona: "O balın arısı, balını urfut ağacından almıştır" deyince Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) o balı kendisine haram kıldı. Bunun üzerine bu âyet indirildi."
İbn Sa'd ve Abd b. Humeyd'in Abdullah b. Utbe'den bildirdiğine göre kendisine: "Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) neyi kendine haram kılmıştı?" diye sorulunca, Abdullah b. Utbe: "Bir tulum balı haram kılmıştı" cevabını verdi.
Nesâî, Hâkim ve İbn Merdûye'nin Enes'ten bildirdiğine göre Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisiyle ilişkiye girdiği bir cariyesi vardı. Hazret-i Âişe ve Hafsa da bu cariyeyi bırakması için devamlı Resûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) ısrar ederlerdi. Sonunda Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu cariyeyi kendine haram kıldı. Bunun üzerine: "Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir" âyeti nâzil oldu.
Bezzâr ve Taberânî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre: "Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir" âyeti Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) cariyesi hakkında nâzil olmuştur.
İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs der ki: Ömer b. el- Hattâb'a: "Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) aleyhine yardımlaşan iki hanımı hangisiydi?" diye sorduğumda şöyle cevap verdi: Onlar, Âişe ve Hafsa'dır. Olayın çıkışı İbrâhîm'in Kıbtî olan annesi hakkındaydı. Hazret-i Peygamber, Hafsa'nın sırası olduğu günde ve onun odasında İbrâhîm'in annesiyle temasta bulunmuştu. Hafsa onları kendi odasında o şekilde bulunca: "Ey Allah'ın elçisi! Benim günümde, benim nöbetimde ve benim yatağımda ha? Eşlerinden hiçbirine yapmadığın bir şeyi bana yaptın" dedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : "istemez misin ki ben onu kendime haram kılayım da bir daha ona hiç yaklaşmıyayım" buyurunca Hafsa: "Evet isterim" karşılığını verdi. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onu (cariyesini) kendine haram kıldı ve: "Bunu başka birisine sakın söyleme" buyurdu; ancak Hafsa bu sırrı Hazret-i Âişe'ye söyledi. Allah onun, bu sırrı açığa vurduğunu bildirdi ve: "Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir..." âyetlerini indirdi. Öğrendiğimize göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yemininin kefaretini verdi ve o cariyesiyle tekrar ilişkiye girdi.
İbnu'l-Münzir, Taberânî ve İbn Merdûye'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre: "Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir" âyetinde kastedilen, Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine cariyesini haram kılmasıdır.
İbn Sa'd ve İbn Merdûye, İbn Abbâs'ın şöyle dediğini bildirir: Hazret-i Âişe ve Hafsa birbirlerini çok severlerdi. Hafsa babasının yanında kalmak için gidince Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) cariyesini çağırdı ve cariye Allah'ın Resûlü ile Hafsa'nın evinde kaldı. Bu, Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) kalma sırasının Hazret-i Âişe'de olduğu gün olmuştu. Hafsa dönüp Allah'ın Resûlü ile cariyeyi evinde görünce,…