Bakara Sûresi 1. Âyet Tefsiri — ed-Dürrü'l-Mensûr fi't-Tefsîri bi'l-Me'sûr
Celâleddin es-Suyûtî
BAKARA SÜRESİ
İbnu'd-Durays, Fadâil'de, Ebû Câfer en-Nehhâs, en-Nâsih ve'l-Mensûh'ta, İbn Merdûye ve Beyhakî, Delâilu'n-Nübüvve'de bildirdiğine göre İbn Abbâs:
“Bakara Sûresi, Medine'de nazil olmuştur" dedi.
İbn Merdûye, Abdullah b. ez-Zübeyr'in:
“Bakara Sûresi, Medine'de nazil olmuştur" dediğini nakletmiştir.
Ebû Dâvûd, en-Nâsih ve'l-Mensûh'ta, İkrime'nin:
“Medine'de nazil olan ilk sûre Bakara Süresidir" dediğini bildirir.
İbn Ebî Şeybe, Ahmed, Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce ve Beyhakî bildiriyor: Câmi b. Şeddâd der ki: Abdurrahman b. Yezîd'in de bulunduğu bir gazvedeyken, insanlar kendi aralarında, "Bakara (inek) Sûresi", "Âl-i İmrân Sûresi" denmesini kerih gördüklerini, içinde İnek'ten bahsedilen sûre, içinde İmrân âilesinin zikredildiği sûre denmesinin uygun olacağını söylediler. Bunun üzerine Abdurrahman şöyle dedi:
“Abdullah b. Mes'ûd'la beraberken (Akabe cemresi denilen yere gelince) vadinin orta yerinde durdu, Kâbe'ye yönelerek cemreyi (şeykan'ı) sağ kaşı hizasına aldıktan sonra yedi taş attı. Her taş atışında tekbir getirdi ve taş atmayı bitirince şöyle dedi: Kendisinden başka gerçek ilah olmayan Allah'a yemin ederim ki kendisine Bakara Sûresi indirilen Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) de; taşları buradan attı."
İbnu'd-Durays, Taberânî, el-Evsat'ta, İbn Merdûye ve Beyhakî, Şuabu'l- îman'da zayıf isnâdla Enes'ten bildiriyor: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Ne Bakara (inek) Sûresi, ne de Al-i İmrân Sûresi demeyiniz. İçinde inekten bahsedilen sûre ve İmrân ailesinden bahsedilen sûre deyiniz. Kur'ân'ın diğer sûreleri için de aynı şeyi yapınız. "
Beyhakî'nin, Şuabu'l-îman'da sahih isnâdla bildirdiğine göre İbn Ömer şöyle demiştir:
“Bakara Sûresi demeyiniz. İçinde inekten bahsedilen sûre ve İmrân ailesinden bahsedilen sûre deyiniz."
İbn Ebî Şeybe, Musannef’te, Ahmed, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce, Hâkim ve Beyhakî, Sünen'de bildiriyor: Huzeyfe der ki: Ramazan'da bir gece Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber namaz kıldım. Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) ilk rekata Bakara Süresiyle başlayınca ben, "İlk rekatta bu sûreyi okuyacak" dedim. Sonra Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Nisâ Sûresine başladı. (Onu da bitirince) Âl-i İmrân Sûresini ağır ağır okudu. İçinde tesbih geçen âyete gelince tesbih ediyor, dua âyeti geçince dua ediyor ve sığınma âyetine gelince (Allah'a) sığınıyordu.
Ahmed, İbnu'd-Durays ve Beyhakî bildiriyor: Hazret-i Âişe der ki: Gece (ibadeti için) Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber kalkardım. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Bakara, Âl-i İmrân ve Nisâ sûrelerini okurdu. İçinde müjde geçen ayete geldiğinde dua edip yakarır, tehdit ayetlerine gelince ise dua edip Allah'a sığınırdı."
Ebû Dâvûd, Tirmizî, el-Mesâil'de, Nesâî ve Beyhakî, Avf b. Mâlik el- Eşcaî'den bildiriyor: Bir gece Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber gece namazı kıldım. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaza kalkıp Bakara Sûresini okudu ve her rahmet ayetine gelişinde durup Allah'tan niyazda bulundu. Her azab ayetinde ise durup Allah'a sığındı. Sonra kıyamda durduğu kadar rükûda durdu ve bu sırada:
“Kudret, hükümranlık, büyüklük ve yücelik sahibini tüm noksanlıklardan tenzih ederim" dedi. Sonra kıyamda durduğu kadar secdede kaldı ve rükûda söylediklerini tekrar etti. Sonra kalkıp Âl-i İmrân Sûresini okudu. Sonra diğer rekatların her birinde de birer sûre okudu."
İbn Ebî Şeybe, Musannef’te bildiriyor: Ma'bed b. Hâlid der ki: Hazret-i "Peygamber(sallallahü aleyhi ve sellem)yedi uzun sûreyi bir rekatta okudu"
Ebû Ubeyd, Ahmed, Humeyd b. Zencûye, Fadâilu'l-A'mâl'de, Müslim, İbnu'd-Durays, İbn Hibbân, Taberânî, Ebû Zer el-Herevî, Fadâil'de, Hâkim ve Sünen'de Beyhakî'nin, bildirdiğine göre Ebû Umâme el-Bâhilî der ki: Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle dediğini duydum:
“Kur'ân okuyun! Çünkü Kur'ân, onu okuyanlara kıyamet günü şefaatçi olarak gelecektir. İki çiçek olan Bakara ile Âl-i İmrân sûrelerini okuyun! Çünkü onlar kıyamet gününde iki gölge veya iki bulut veya havada grup halinde uçan iki bölük kuş gibi gelecekler ve kendilerini okuyanları müdafaa edeceklerdir. Bakara sûresini okuyun. Onu almak bereket, bırakmak ise hüsrandır. Sihirbazlar onu elde etmeye güç yetiremez. "
Ahmed, Buhârî, Tarih'inde, Müslim, Tirmizî ve Muhammed b. Nasr bildiriyor: Nevvâs b. Sem'ân'ın naklettiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü, Kur'ân ve onunla amel edenler getirilir. Bakara ve Âli-İmrân Sûresi önlerine geçer." (Nevvâs der ki): Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onlarla ilgili, hala unutmadığım şu üç misali verdi:
“Bunlar iki bulut veya siyah iki gölgelik gibi, ya da aralarından ışık sızan iki siyah gölgelik veya kanatlarını germiş saf saf kuşlardan oluşan sürüler gibi gelecekler ve bu sûreleri okuyan kişi için mücadele vereceklerdir. "
İbn Ebî Şeybe, Müsned'de, Ahmed b. Hanbel, Müsned'de, İbn Ebî Ömer el- Adenî, Müsned'de, Dârimî, Muhammed b. Nasr ve Hâkim'in Bureyde'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Bakara Sûresini öğreniniz. Onu almak bereket, bırakmak ise pişmanlıktır. Sihirbazlar onun gücünü elde etmeye güç yetiremez." Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) böyle dedikten sonra bir müddet susup şöyle devam etti:
“Bakara ve Âli-İmrân sûrelerini öğreniniz. Bunlar, kıyamet günü sahiplerini iki bulut veya gölgelik ya da (kanatlarını germiş) saf olmuş iki kuş bölüğü gibi gölgeleyen iki çiçektir. "
Taberânî ve Ebû Zer el-Herevî'nin, Fadâil'de (zayıf senetle) bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
“Şu iki çiçek olan, Bakara ve Ali-İmrân sûrelerini öğreniniz. Bunlar kıyamet günü, iki bulut veya iki gölgelik veya saf olmuş iki kuş bölüğü gibi gelecekler ve bu sûreleri okuyan kişi için mücadele vereceklerdir. Bakara Sûresini öğreniniz. Onu almak bereket, terk etmek ise…