Arif Doğanzade, Üsküdar’da büyüdü. Çocukluğundan itibaren semtin tarihi dokusu içinde felsefeye ve sanata ilgi duymaya başladı. Mimari ve edebiyat bu ilginin doğal bir parçası oldu zamanla.
Üsküdar’ı karış karış gezmek, ona soyut kavramları somut mekânlarla düşünme alışkanlığı kazandırdı. Felsefe ve sanatı birbirinden ayrı görmez; birinde derinleştikçe diğerinde de yeni sorular bulur kendine.
Buradaki yazılar bu arayışın ürünü.
Aristoteles'in Üsküdar'da Bir Akşamı
Antik Yunan'ın en sistematik düşünürü Aristoteles, mutlu bir hayatın peşindeydi. Üsküdar'ın bir akşam vakti…
Sinan'ın Geometrisi: Taşa Yazılmış Düşünce
Mimar Sinan, taşı keserken bir felsefe yazıyordu. Süleymaniye'nin kubbesi yalnızca bir mühendislik başarısı…
Bir Çeşme Kitabesi: Şehrin Sessiz Edebiyatı
Bir çeşmenin altındaki iki mısra, bazen bir kitabın anlatamayacağını söyler. Üsküdar'ın eski çeşmelerinin…
Nâbî'nin Oğluna Söyledikleri: Bir Edebiyat Vasiyeti
Onyedinci yüzyılda Urfalı Nâbî, oğlu Ebû'l-Hayr için yazdığı Hayriye'de, hayatı bir mısraya sığdırdı. Bu…