Kunut 1:
اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَعِينُكَ وَنَسْتَغْفِرُكَ وَنَسْتَهْدِيكَ ﴿﴾ وَنُؤْمِنُ بِكَ وَنَتُوبُ إِلَيْكَ ﴿﴾ وَنَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ وَنُثْنِي عَلَيْكَ الْخَيْرَ كُلَّهُ ﴿﴾ نَشْكُرُكَ وَلَا نَكْفُرُكَ ﴿﴾ وَنَخْلَعُ وَنَتْرُكُ مَنْ يَفْجُرُكَ
Kunut 2:
اللَّهُمَّ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَلَكَ نُصَلِّي وَنَسْجُدُ ﴿﴾ وَإِلَيْكَ نَسْعَى وَنَحْفِدُ ﴿﴾ نَرْجُو رَحْمَتَكَ وَنَخْشَى عَذَابَكَ ﴿﴾ إِنَّ عَذَابَكَ بِالْكُفَّارِ مُلْحِقٌ
Kunut 1: Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdîk. Ve nu'minu bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nusnî aleykel-hayra küllehû neşkürüke ve lâ nekfürüke ve nahleu ve netruku men yefcürük.
Kunut 2: Allâhümme iyyâke na'budü ve leke nusallî ve nescüdü ve ileyke nes'â ve nahfidü. Nercû rahmeteke ve nehşâ azâbek. İnne azâbeke bilküffâri mülhik.
Kunut 1: Allah'ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, Sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek Seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz, hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve Sana karşı geleni bırakırız.
Kunut 2: Allah'ım! Biz yalnız Sana kulluk ederiz. Namazı yalnız Senin için kılarız, ancak Sana secde ederiz. Yalnız Sana koşar ve Sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız. Şüphesiz Senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.
Kaynak: Ebu Davud 1425 (sahih hadis).
Hz. Ömer ve oğlu Abdullah (r.anhümâ) tarafından rivayet edildi. Hanefî ve Mâlikîler bu rivayeti tercih ettiler. Hz. Peygamber (s.a.v.) vitir namazının son rekatında rükûdan önce bu duayı okudu. (Ebu Davud, Salât; İbn Mâce, İkâmetü's-Salât)
Hz. Âişe (r.anha) validemiz rivayet ediyor: "Hz. Peygamber (s.a.v.) üç rekât ile vitir kılar ve üç rekâtın sonunda selam verirdi." (Buhârî, Nesâî) Vitir namazının son rekatında, rükûdan önce tekbir alınarak Kunut duasının okunması, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sürekli uyguladığı bir sünnettir. Bu uygulama o kadar meşhurdur ki, İmam Ebû Hanife'ye göre vitirde Kunut okumak vâciptir; Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre ise sünnettir.
Kunut kelimesi sözlükte sükût, taat, huşû, kıyam ve ibadet anlamlarına gelir. Terim olarak ise vitir namazının son rekatında rükûya gitmeden önce okunan duayı ifade eder. Kunut duasını bilmeyen kişi "Rabbenâ âtinâ" duasını okuyabilir veya üç kere "Allahümmeğfir lî" ya da üç kere "Yâ Rabbî" diyebilir. Bu kolaylık gösterir ki İslâm, kulun Rabbiyle iletişiminde kolaylığı ve samimiyeti esas alır.
Sahâbe-i kirâm bu duaya büyük önem verdi. Kunut duası, müminin Allâh'a karşı kulluk bilincini, O'na olan ihtiyacını, yalnız O'na kulluk ettiğini ve yalnız O'ndan yardım dilediğini en güzel şekilde ifade eden bir yakarıştır. Her gece vitir namazında bu duayı okumak, kulun Rabbiyle olan irtibatını geceleri de canlı tutar.
Allah'ım, ben Sana muhtacım, Senden yardım diliyorum. Günahlarımın bağışlanmasını, hidayet yolunda sabit kılınmamı istiyorum. Sana iman ederim, Sana tevekkül ederim. Bana lutfettiğin her nimet için Sana şükrederim, nimetlerini inkâr etmem. Bana karşı gelenleri, Sana isyan edenleri terk ederim. Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Sana secde ederim. Rahmetini umar, azabından korkarım. Beni bağışla ya Rab. Âmin.