İhlas Sûresi 1. Âyet Tefsiri — Tefsîr-i Kebîr (Mefâtîhu'l-Gayb)

Fahreddin er-Râzî

İHLAS SÛRESİ

Bu sûre dört ayet olup, Mekkî'dir.

1

"De ki: O Allah birdir".

Sûrenin tefsire girmezden önce, bir takım fasılların takdim edilmesi gerekir.

Sûrenin Fazileti

Birinci Fasıl: Ubeyy (radıyallahü anh) Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğunu rvayet etmiştir: "Kim, "Kulhüvallahu" sûresini okursa, Kur'ân'ın üçte birini okumuş gibi olur ve onu, Allah'a şirk koşan ve Allah'a iman edenlerin sayısı kadar, on misli ecir verilir." Yine Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)

"Kim "Kulhüvallahu ehad" sûresini bir kere okursa, Allah'a meleklere, kitablara ve peygamberlere inanan kimseye verilen mükafaat gibi bir mükafaat verilir ve yine ona yüz şehid ecri verilir. "Rivayet edildiğine göre, Cebrail (aleyhisselâm) Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte iken, Ebû Zerri'l-Gifâri (radıyallahü anh) geldi. Cebrail (aleyhisselâm), "Ebû Zerr geldi" dedi. Bunun üzerine, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), "Onu tanıyor musun?" diye sordu. Cebrail (aleyhisselâm) da, "O, bizim yanımızda, sizin yanınızdakinden daha meşhur" dedi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), "Bu fazilete ne sayede ulaştı?" diye sordu. Cebrail (aleyhisselâm), "Kendisini küçük gördüğü ve kulhüvallahu ehad süresini çok okuduğu için" cevabını verdi. Enes (radıyallahü anh) şöyle rivayet ediyor: "Tebük'te idik. Derken güneş doğdu. Fakat onun ne ışığı ne ziyası vardı. Onu daha önce hiç bu şekilde görmemiştik. Dolayısıyla hepimiz hayret ettik. Bunun üzerine Cebrail (aleyhisselâm) indi ve "Allahü teâlâ, yetmiş bin meleğin inip, Muaviye b. Muaviye'ye (cenaze) namazını kılmalarını emretti. Sen de (ey Muhammed) onun namazını kılmıyor musun?" dedi. Sonra kanadını yeryüzüne vurdu ve dağları yerinden etti. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), sanki o kendisine yukardan bakıyor gibi oldu. Derken ashabıyla birlikte onun cenaze namazını kıldı sonra da, "O, bu ulaştığı dereceye ne sayesinde ulaştı?" diye sordu. Cebrail (aleyhisselâm), "O, İhlas Sûresi'ni (okumayı) severdi" cevabını verdi. Yine rivayet olunduğuna göre, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) mescide girdi ve bir adamın, "Ey Ehad (tek), ey Samed, ey doğurmamış, doğrulmamış ve ey dengi olmayan Allahım Senden istiyorum" diyerek dua ettiğini duydu. Bunun üzerine o adama, üç defa, "Bağışlandın, bağışlandın, bağışlandın (yani duan kabul edildi)" Müsned, 4/338; Nesai, sehv 58 (352). demiştir.Sehl b. Sa'd'den şu rivayet edilmiştir: "Bir adam, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e geldi ve ona fakirlikten şikayet etti. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) "Evine girdiğin zaman, eğer orada bir kimse varsa ona selam ver. Eğer hiç kimse yoksa kendine selam ver ve bir defa "Kuîhüvallahu ehad" sûresini oku" Feyzu'l Kadir 1/341. dedi. Adam bunu yaptı ve Allahü teâlâ, onun rızkını, komşularına bile bol bol verecek kadar çoğalttı. "Enes (radıyallahü anh)'den de şu rivayet edilmiştir: Bir adam, bütün namazlarında, "Kuîhüvallahu ehad" sûresini okuyordu. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), bunun sebebini sordu. O da, "Ey Allah'ın Resulü, ben bu sûreyi seviyorum" dedi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunun üzerine, "Senin onu sevmen, seni cennete sokar Tirmizi, Fezâil-i Kur'an 11 (5/180) buyurdu. Denilmiştir ki: "Kim bu sûreyi uykusunda okursa, ona tevhid, az geçim sıkıntısı ve fakirlik, çok zikrullah verilir ve duaları kabul olunur."

Nüzul Sebebi

İkinci Fasıl: Sûrenin sebeb-i nüzulü hakkında birkaç husus söz konusudur:

1) Bu sûre, müşriklerin sorusu üzerine nazil olmuştur: Dahhâk bu hususta şöyle demiştir: "Müşrikler, Âmir b. et-Tufeyl ile Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e "Birliğimizi bozdun, ilahlarımıza hakaret ettin ve babalarının-atalarının dinine muhalefet ettin. Eğer fakir isen (yani bunların, fakirliğinden dolayı yapıyorsan), seni zengin edelim; deli isen, seni tedavi ettirelim; eğer bir kadını arzu ettiysen (birisine aşık olduysan), seni onunla evlendirelim" diye haber gönderdiler. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) de, "Ben ne fakirim, ne deliyim, ne de bir kadına aşığım. Ben, sizi putlara tapmaktan, Allah'a tapmaya çağıran bir peygamberim" dedi.

Bunun üzerine ikinci olarak, "Ma'budunun cinsini bize bildir: O, altından mı, gümüşten mi?" diye haber saldılar. İşte bunun üzerine, Allahü teâlâ bu sûreyi indirdi. Müşrikler de, "üçyüz altmış putumuz bile, bizim ihtiyaçlarımızı tam yerine getiremiyor. Peki, tek bir ilah, bütün mahlukatın ihtiyacını nasıl yerine getirebilir?" dediler. Bunun üzerine, "O sıra sıra dizilen (meleklere) yemin olsun ki sizin ilahınız tektir" (Saffat, 1-4) ayetleri nazil oldu. Müşrikler, "O ilahın fiillerini bize anlat?" diye bir başka haber daha gönderdiler. Bunun üzerine de, "Şüphesiz sizin Rabbiniz gökleri ve yeri yaratandır..."(A'râf, 54) ayeti nazil oldu.

2) Bu sûre, yahudilerin sorusu üzerine nazil olmuştur. Bu hususta İkrime, İbn Abbas (radıyallahü anh)'dan şu haberi rivayet etmiştir: "Yahudiler, yanlarında Ka'b b. Eşref olduğu halde, Hazret-i Peygambere geldiler ve "Ey Muhammet, Allah, mahlûkatı yaratmıştır. Peki Allah'ı kim yaratmıştır? dediler. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e gazablandı, bunun üzerine Cebrail (aleyhisselâm) inerek, onu teskin etti ve "Ey Muhammed kanatlarını indir, yani şefkatli ol" dedi. İşte bunun üzerine, "Kulhüvallahu ehad" sûresi indi, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) o yahudilere bunu okuyunca, "Bize Rabbini anlat: (mesela) pazusu nasıl, eli-kolu nasıl?" dediler. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) de, birincisinden daha şiddetli bir şekilde gazablandı. Bunun üzerine, Cebrail (sallallahü aleyhi ve sellem) ona, "Allah'ı hakkıyla takdir edemediler, bilemediler" (En'am,9-10) ayetini getirdi.

3) İhlas Sûresi, hristiyanların sorusu üzerine nazil olmuştur. Bu hususta Atâ, İbn Abbas (radıyallahü anh)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Necran (hristiyanları) heyeti geldi ve…

Tefsir yükleniyor…