Hacc Sûresi 1. Âyet Tefsiri — Kurtubî Tefsiri (el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân)
Ebû Abdullah el-Kurtubî
HACC SÛRESİ
Rahmân ve Rahîm Allah'ın İsmi ile
Mekke'de inmiştir, 78 âyettir.
Bu sûre şu üç âyet-i kerîme müstesna Mekke'de inmiştir. Bunlar:
"Bunlar Rableri hakkında davalaşan iki hasımdırlar."
(el-Hacc, 21/19) âyetinden itibaren üç âyettir. Bu açıklama İbn Abbâs ve Mücahid tarafından yapılmıştır. Yine İbn Abbâs'tan nakledildiğine göre Medine'de inen âyet-i kerîmeler dört tanedir. Bunlar da; bu âyetten itibaren;
"yakıcı ateşin azabını tadın"
(el-Hacc, 22/22) âyetine kadar olan âyetlerdir,
ed-Dahhak yine İbn Abbâs'tan bu sûrenin Medine'de indiğini söylediğini nakletmektedir. Katade de böyle demiştir. Bundan müstesna olan âyetler ise dört tanedir:
"Senden önce ne kadar rasûl ve peygamber gönderdiysek..." (el-Hacc, 22/52) âyetinden itibaren
"... akîm bir günün azâbı gelinceye kadar..." (el-Hacc, 22/55) âyetine kadar olan âyetler Mekke'de inmişlerdir, en-Nekkaş ise Medine'de inen âyetlerin on tane olduğunu bildirmektedir.
Cumhûr da şöyle demiştir: Sûre karışıktır. Onun bir bölümü Mekke'de inmiştir, bir bölümü Medine'de İnmiştir. Daha doğru olan görüş de bu olmalıdır. Çünkü âyetler bunu gerektirmektedir. Zira "ey insanlar" diye başlayan âyetlerin Mekke'de, "ey îman edenler" diye başlayan âyetlerin da Medine'de indiği kabul edilmiştir.
el-öaznevî der ki; Bu, hayret verici özelliklere sahip sûrelerden birisidir. Onun bir bölümü gece bir bölümü gündüz, bir bölümü yolculuk halinde bir bölümü ikamet halinde, bir bölümü Mekke'de bir bölümü Medine'de inmiştir. Bir takım buyrukları barışı öğütleyen ve o döneme ait âyetlerken, bir takım buyrukları Savaşı emretmektedir. Dazı âyetleri nâsih, bazıları mensûhtur. Bazıları muhkem, bazıları da müteşabihtir. (Bunların) herbirilerinin sayısı da farklı farklıdır.
Derim ki: Bu sûrenin faziletine dair Tirmizî, Ebû Dâvûd ve Dârakutnî'nin rivâyet ettikleri bir Hadîs-i şerîf gelmiştir. Buna göre Ukbe b. Âmir şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûlü, dedim, el-Hacc Sûresi kendisinde bulunan iki secde ile (diğerlerine) üstün kılınmıştır. Şöyle buyurdu:
"Evet; bu iki secdeyi yapmayacak olan, o iki âyeti okumasın." Bu, Tirmizî'nin lâfzı olup, Tirmizî: Bu hasen bir hadistir, isnadı o kadar kuvvetli değildir demiştir. Tirmizî, Cumua 54;Biû Dâvûd, Sdcûd 1; Müsned, IV, 151; Dârakutnî, I, 408
Bu hususta ilim ehlinin görüş ayrılıkları vardır. Ömer b. el-Hattâb (radıyallahü anh) ile İbn Ömer'den şöyle dedikleri rivâyet edilmiştir: Hac Sûresi kendisinde bulunan iki secde ile üstün kılınmıştır. Muvatta’, Kur'ân 14
İbnu'l-Mubarek, Şâfiî, Ahmed ve İshak da bu görüşü kabul etmişlerdir. Kimisinin görüşüne göre de bu sûrede bir tek secde vardır. Süfyan es-Sevrî'nin görüşü budur.
Dârakutnî'de, Abdullah b. Sa'lebe'den şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Ben Ömer b. el-Hattâb'ın Hacc Sûresi'nde iki kere secde ettiğini gördüm. Ona: Sabah namazında mı? diye sordum. O: Evet, sabah namazında dedi. Dârakutnî,I 409
1
Ey İnsanlar! Rabbinizden sakının! Çünkü kıyâmetin sarsıntısı büyük bir şeydir.
Tirmizî'nin kaydettiği rivâyete göre İmrân b. Husayn:
"Ey insanlar! Rabbinizden sakının, çünkü kıyâmetin sarsıntısı büyük bir şeydir... fakat Allah'ın azâbı pek şiddetlidir" (1 ve 2. âyetler) âyetinin nüzulü hakkında şunları söylemiştir: Bu âyet-i kerîme ona yolculukta iken nazil oldu ve: "Bunun hangi gün olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ashab; Allah ve Rasûlü daha iyi bilir, deyince şöyle buyurdu: "Bu yüce Allah'ın Âdem'e şu sözleri söyleyeceği gündür: Ey Âdem! Haydi cehenneme gidecek olan kafileyi gönder. O: Rabbim, cehenneme gidecek kafile de ne oluyor? diye soracak. (Yüce Allah) şöyle buyuracak: Dokuz yüz doksan dokuz kişi cehennem ateşine, bir kişi ise cennete!" Müslümanlar ağlamaya koyuldular, bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Aşırılıktan uzak durunuz, orta yolu tutunuz. Çünkü ne zaman bir nübüvvet dönemi başlamış ise mutlaka ilerisinde bir cahiliye olmuştur. (Devamla) buyurdu ki-:
Cahiliye'ye mensub olanlardan belli bir sayı alınır, eğer bu tamamlanırsa mesele yok, aksi takdirde münafıklardan tamamlanır. Sizin (sayınız itibariyle) misaliniz ile sair ümmetlerin misali ancak bir bineğin ön ayağında tüy bitmeyen sertçe, yuvarlak yahut ta devenin böğründeki bir ben gibisiniz. -Sonra şöyle buyurdu-: "Ben sizin cennetliklerin dörtte birini teşkil edeceğinizi ümid ediyorum." Bunun üzerine ashab tekbir getirdiler. Daha sonra şöyle buyurdu: "Ben sizin cennetliklerin üçte biri olacağınızı ümid ediyorum." Yine ashab tekbir getirdi. Devamla şöyle buyurdu: "Ben sizin cennetliklerin yarısı olacağınızı ümid ediyorum." Bunun üzerine tekbir getirdiler. (İmrân b. Husayn) dedi ki: Üçte ikisi (olacağınızı ümid ediyorum) dedi mi, demedi mi bilemiyorum. Tirmizî dedi ki: Bu hasen, sahih bir hadistir. Bu ayrıca el-Hasen'den, o İmrân b. Husayn... yolu ile başka şekilde de rivâyet edilmiştir.
Tirmizî, Tefsir 22. sûre 1
Yine Tirmizî'deki bir diğer rivâyette şöyle denilmektedir: Bunu duyanlar ümitsizliğe kapıldılar, öyle ki yüzlerinde tebessüm görülemedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu görünce şunları söyledi: "Siz amel ediniz ve size müjdeler olsun, nefsim elinde olana yemin ederim ki, sizler iki yaratık türü ile birlikte olacaksınız ve bunlar kiminle birlikte olurlarsa mutlaka onun sayısını çoğaltırlar. Bunlar ise Ye'cuc ve Me'cuc ile Âdemoğullarından ve İblis’in çocuklarından ölenlerdir." (İmrân) dedi ki: Bunun üzerine duydukları o sıkıntı kısmen gitti. Daha sonra şöyle buyurdu: "Siz amel ediniz, size müjdeler olsun ki; Muhammed'in canı elinde bulunana yemin ederim. Siz (sayınız itibariyle) insanlar arasında ancak devenin böğründeki bir ben; gibi yahut bineğin ön ayağındaki tüy bitmeyen sert benek gibisiniz." (Tirmizî) dedi ki: Bu hasen, sahih bir hadistir.
Tirmizî, Tefsir 22. sûre 2. Ayrıca Müsned, IV, 432, 435.
Müslim'in Sahih'inde de Ebû Said el-Hudrî'nin şöyle dediği kaydedilmektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:
"Yüce Allah: Ey Âdem! diye buyuracak. O, buyur Rabbim huzurundayım. Her türlü hayır Senin…