Nisa Sûresi 1. Âyet Tefsiri — Kurtubî Tefsiri (el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân)

Ebû Abdullah el-Kurtubî

NİSÂ' SÛRESİ

Rahmân ve Rahîm Allah'ın İsmi ile (Medine'de inmiştir. 176 âyettir).

Bu sûre tek bir âyet dışında Medine'de inmiştir. Sözkonusu bu tek âyet:

"Şüphesiz ki Allah size emanetleri ehline vermenizi...emreder"

(en Nisa, 4/58) âyeti olup -ileride açıklanacağı üzere-Mekke'de fetih günü Osman b. Talha el-Haceb Hâciblik (hicâbe); görevini ifa eden demektir. Hicâbe: Kâbenin koruyuculuğunu yapmak demektir. Hacibler, Kabe'yi korur ve anahtarlarını ellerinde bulundururlardı. (İbnu'l-Esîr, en-Nihâye, I, 3-40). hakkında nâzil olmuştur. En-Nakkaş der ki: Bu sûrenin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın Mekke'den Medine'ye hicreti sırasında nâzil olduğu da söylenmiştir.

Kimisi de der ki: Yüce Allah'ın

"Ey insanlar!" hitabının bulunduğu âyetler, Mekke'de inmiştir, Alkame ve başkaları da böyle demiştir. O bakımdan bu sûrenin, baş taraflarının, Mekke'de inmiş olduğunu andıran bir niteliği var demektir. Bununla birlikte Hicretten sonra nâzil olan âyetler, Medine'de nâzil olmuştur. En-Nehhâs ise bu sûre Mekke'de inmiştir, der.

Ben derim ki: Birinci görüş daha sahihtir Çünkü Sahih-i Buhârî’de Hazret-i Âişe'nin şöyle dediği rivâyet edilmektedir: Nisa Sûresi ancak ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın yanında bulunduğum sırada nâzil olmuştur.

Buhârî, Menâkıbu'l-Ensar 44.

Âişe bununla Hazret-i Peygamber'in kendisiyle gerdeğe girmiş olduğunu kastedmektedir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın, Âişe (radıyallahü anha) ile Medine'de gerdeğe girdiği hususunda ilim adamları arasında görüş ayrılığı yoktur.

Diğer taraftan bu sûrenin hükümlerini yakından inceleyen bir kimse bunun hiç şüphesiz Medine'de inmiş bir sûre olduğunu açıkça anlar. Yüce Allah'ın:

"Ey insanlar" hitabının yer aldığı âyetler Mekke'de inmiştir, şeklinde kanaat belirtenlerin görüşü doğru bir görüş değildir. Çünkü Bakara Sûresi de Medine'de İnmiş bir sûre olmakla birlikte, o sûrede iki yerde:

"Ey insanlar" hitapları yer almıştır. Nitekim bu husustaki açıklamalar önceden (el-Bakara, 2/21 ve 168. âyetlerde) geçmiş bulunmaktadır. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.

1

Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan, ondan da zevcesini var eden ve her ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar türetip yayan Rabbinizden korkun ve yine O'nun İsmi ile birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan sakının, akrabalık bağlarını kesmekten de. Şüphesiz Allah, üzerinizde tam bir gözetleyicidir.

Bu âyete dair açıklamalarımızı akı başlık halinde sunacağız:

1- Bütün İnsanlar Tek Bir Candan'dır.

Yüce Allah'hın:

"Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan.., Rabbinizden korkun" âyeti ile ilgili olarak, daha önce el-Bakara Sûresi'nde

"en-Nâs: insanlar"

kelimesinin iştikake, takvâ'nın, rabb'ın, yaratmanın, zevcin (eş) ve türetip yayma’nın (el-bess)’in anlamına dair açıklamalar geçmiş bulunduğundan dolayı bunları tekrara gerek yoktur.

İlgili açıklamalar için sırası ile bk. el-Bakara, 2/2. âyet 5- başlık; el-Fâtiha, 1/2. nyet 8. başlık; el-Bakara, 2/21. ayet; el-Bakara, 2/35. âyet 4. başlık; el-Bakara, 2/164. ayet 8. başlık.

Âyet kerimede aynı zamanda yaratıcının varlığına da dikkat çekilmektedir.

"Tek kelimesinin müennes "te"si ile gelmesi "nefs" kelimesinin müennesliği dolayısıyladır. Nefs kelimesi ise kendisiyle müzekker kast olunsa dahi, müennes gelir. Bununla birlikte günlük konuşmada: "Tekbir nefisten" şeklinde gelmesi de mümkündür. O takdirde mana kastedilerek bu şekilde (müenneslik "te"si olmaksızın) söylenmiş olur. Bunun böyle gelmesine sebep, nefs ile Âdem (aleyhisselâm)'ın kast edilmiş olmasıdır. Bunu Mücahid ve Katade söylemiştir Aynı zamanda bu kelime, bu şekilde İbn Ebi Able tarafından müenneslik "te"sİ olmaksızın şeklinde de okunmuştur.

"Türetip yayan" âyetinin anlamı yeryüzünde dağıtıp yayan, demektir Yüce Allah'ın ;

"Etrafa saçılmış kıymetli yaygılar vardır"

(el-Gâşiye, 88/16) âyetinde kullanılan kelime de aynı köktendir. Buna dair açıklamalar da daha önceden Bakara Sûresi'nde (2/164. âyet 8. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.

"Her ikisinden"

yine kasıt, Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havva'dır. Mücâhid der ki Hazret-i Havva Hazret-i Âdem'in en alttaki kaburga kemiğinden yaratılmıştır.

İbn Mâce, Tahâre 77'de: Ebû'l-Yemân el-Mısrî İle İ. Şâfiî arasında geçen bir konuşmada Şâfiî'nin sözü olarak geçmektedir. Hadîs-i şerîfte de: "Kadın eğri bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır"

Buhârî, Enbiyâ 1, Nikâh 80, Müslim, Raclâ' 60. öl; Müsned, V, 8. diye buyrulmakladır ki, bu da daha önce el-Bakara Sûresi'nde (2/35. âyet 4. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.

"Bir çok erkekler ve kadınlar"

yani onların soyundan gelenleri yalnızca iki tür olarak yarattı. Bu âyet, hunsanın müstakil bir tür olmamasını gerektirir. Fakat onun gerçek bir hüviyeti vardır ki, kendisini bu iki türe ait kılmaktadır. Bu da onun Hazret-i Âdem soyundan gelmesidir. O bakımdan daha önce el-Bakara Sûresi'nde (2/35, âyet 4. başlıkta) geçtiği üzere onda bulunan organların fazlalık ya da eksikliği gözönünde bulundurularak bu iki türden birisine katılır.

2. Allah Adına Dileklerde Bulunmak:

Yüce Allah’ın;

"Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağını kesmekten de (sakının)" âyetinde takva emri (Allah'tan korkmak, sakınmak) kendilerine emir yöneltilen kişilerin bu konuda dikkatlerini çekmek ve onları uyarmak için tekrar edilmiştir,

"Kendisinden" edatı da sıfat olmak üzere nasb mahallindedir.

"Akrabalık bağı" anlamındaki lâfızda buna alfedilmiştir. Yani Allah'a karşı gelmekten de sakının, akrabalık bağlarım kesmekten de sakının,

Medine'liler: "Birbirinizden dileklerde bulunduğunuz anlamına gelen; kelimesini, şeklinde "t" harfini "sin" harfine idğam ile okumuşlardır. Kûfeliler ise bunu, iki "t" bir arada geldiği için, birinci "t"yi hazf ederek "sîn"i de şeddesiz olarak okumuşlardır Çünkü bunun anlamının ne olduğu açıkça bilinmektedir. Yüce Allah'ın:

"Günah üzere birbirinizle yardımlaşmayınız"

(el-Mâide, 5/2) âyeti ile: "; İnerde iner" (el-Kadr, 97/4) kelimeleri ve benzerlerinde olduğu gibi.

"Akrabalık Bağı"Anlamına Gelen:…

Tefsir yükleniyor…