Tahrim Sûresi 1. Âyet Tefsiri — Kurtubî Tefsiri (el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân)

Ebû Abdullah el-Kurtubî

TAHRÎM SÛRESİ

Rahmân ve Rahîm Allah'ın İsmi ile

Bütün müfessirferin görüşüne göre Medine'de inmiştir. Oniki âyettir. "en-Nebî Sûresi" diye de adlandırılır.

1

Ey Peygamber! Zevcelerinin hoşnutluğunu arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin haram edersin? Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edendir.

"Ey Peygamber!... Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin haram edersin?"

âyetine dair açıklamalarımızı beş başlık halinde sunacağız:

1- Âyetin Nüzul Sebebine Dair Rivâyetler:

"Ey Peygamber... Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin haram edersin?"

âyeti ile ilgili olarak Müslim'in Sahih'inde Âişe (radıyallahü anhnhâ)'dan sabit olduğuna göre; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Cahş kızı Zeyneb'in yanında bir süre kalır ve orada bal içerdi. (Âişe) dedi ki: Ben ve Hafsa aramızda şöyle anlaştık; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hangimizin yanına girerse: Ben senden meğâf

Bu ve benzeri tabirlere dair açıklamalar biraz sonra müfessir tarafından yapılacaktır. kokusunu alıyorum. Sen meğâfîr mi içtin? desin, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) birisinin yanına girdi, ona bu sözleri söyledi. O: "Hayır, Cahş kızı Zeyneb'in yanında bal içtim, Bir daha onu içmem" diye buyurdu. Bunun üzerine

"Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin haram edersin?... Eğer ikiniz de" -Âişe ve Hafsa'ya hitab ediyor-

"Tevbe ederseniz..." âyetine kadar nazil oldu.

"Hani Peygamber eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti" (Tahrim, 66/3) âyeti da onun; "hayır, ben bal içtim" demesi ile ilgilidir Müslim, II, 1100; Buhârî, V, 2016, VI, 2462; Ebû Dâvûd, III, 335; Nesâî, VI, 151, VII, 13, 71; Müsned, VI, 221

Yine ondan söyle dediği rivâyet edilmiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) tatlıyı ve balı çok severdi. İkindi namazını kıldı mı hanımlarını dolaşır, onlara yakın olurdu. Hafsa'nın yanına girdi. Yanında daha önce kaldığından daha fazla bir süre kaldı. Ben bunun sebebini sorunca, bana: "Ona (Hafsa'ya) yakınlarından bir kadın bir miktar bal hediye etti. O da o baldan Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a bir miktar içirdi. Kendi kendime: Allah'a yemin ederim ki biz ona -Peygambere- karşı bir tertipte bulunacağız dedim. Bunu Şevde'ye açtım ve şöyle dedi: Yanına geleceği vakit sana yaklaşacak, o vakit sen de ona: Ey Allah'ın Rasûlü! Meğâfîr mi yedin? diye sor, O sana: Hayır diyecektir. Bu sefer ona: Peki bu koku nedir? diye sor. -Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), kendisinden kötü bir kokunun alınması çok ağırına giderdi.- Bu sefer o sana: Hafsa bana bir miktar bal içirdi diyecektir. Sen de ona: O halde o balı yapan arılar urfut denilen ağaçtan yemiş olmalıdır. Ben de ona bunları söyleyeceğim ey Safiye, sen de ona aynı şeyleri söyle! Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Sevde'nin yanına girince -(Âişe) dedi ki; Şevde şöyle dedi: Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki, senden korktuğum için daha o henüz kapıda iken bile bana söylediklerini ona söyleyiverecektim.- Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yaklaşınca, Şevde ona: Ey Allah'ın Rasulü meğâfîr mi yedin? diye sordu. O: "Hayır" dedi. Şevde: Peki bu koku ne oluyor? dedi. Peygamber: "Hafsa bana bir miktar bal içirdi." dedi. Şevde: O balı yapan arı urfut ağacından yemiş, dedi. Benim yanıma gelince, ben de ona benzer şeyler söyledim. Sonra Safiye'nin yanına girdi, o da benzer şeyler söyledi. Hafsa'nın yanına girince, Hafsa: Ey Allah'ın Rasûlü sana ondan bir daha vereyim mi? diye sordu. Peygamber: "Hayır, ona ihtiyacım yok" diye buyurdu, (Âişe) dedi ki; Şevde: Subhanallah dedi. Allah'a yemin ederiz biz onu (bal içmekten) mahrum ettik, dedi. (Âişe devamla) dedi ki: Ben ona; Sus dedim.

Buhârî, V, 20Î7, VI, 2556; Müslim, II, 1101; Müsned, VI, 59

Bu rivâyette yanında bah içtiği hanımının Hafsa olduğu belirtilirken, birincisinde Zeyneb olduğu belirtilmektedir. İbn Ebi Müleyke'nin İbn Abbâs'tan rivâyetine göre; o balı Sevde'nin yanında içmiştir. Yanında balı içtiği hanımının Ummu Seleme olduğu da söylenmiştir. Bunu da Esbat, es-Süddi'den rivâyet etmiştir. Atâ b. Ebi Müslim de böyle demiştir.

İbnu'l-Arabî dedi ki: Bütün bunlar olayı bilmemektir, yahutta bilgisizce bir tasavvurdaki ibarettir.

Peygamberimizin diğer hanımları yanında balı içtiği hanımını kıskandıklarından dolayı: Biz senden meğâfir kokusu alıyoruz, demişlerdi. Meğâfîr bir miktar tatlı olan kokusu değişik bir sebze yahut bir çeşit zamktır. Bunun tekili "meğfûr" şeklinde gelir. Urfut da şarab kokusu gibi bir kokusu bulunan bir bitkidir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisinden hoş kokuların gelmesini ya da kendisinin hoş koku alınmasını sever, bundan hoşlanırdı. Kötü kokulardan ise tiksinirdi. Buna sebeb ise melekle konuşması idi. Bu, bu husustaki bir görüştür. Diğer bir görüşe göre o, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'a kendisini bağışladığı halde, Peygamber efendimizin diğer hanımları dolusıyla kabul etmediği hanımı kastetmektedir. Bu açıklamayı da İbn Abbâs ve İkrime yapmıştır. Sözü edilen kadın ise Um Serik'tir.

Üçüncü bir görüşe göre; Peygamber efendimizin kendisine haram kıldığı Mariye el-Kıbtiye'dir. Bu cariyeyi kendisine İskenderiye hükümdarı Mukavkis hediye etmişti.

İbn İshak dedi ki: Mariye, Hafi diye bilinen bir beldenin Ansine diye bilinen yerindendir. Peygamber, Hafsa'nın odasında onunla birlikte olmuştu.

Dârakutnî'nin, İbn Abbâs'tan onun da Ömer'den rivâyetine göre Ömer (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) oğlu İbrahim'in annesi Mariye ile Hafsa'nın odasına girdi. Hafsa da gelip Peygamberi onunla birlikte buldu. -O sırada Hafsa babasının evine gitmişti.- Peygambere: Onu odama mı sokuyorsun? dedi. Senin bunu yapmanın sebebi ancak diğer hanımların arasında benim senin yanında değerimin olmayışıdır. Peygamber ona şöyle dedi: "Bundan Âişe’ye sözetme! Bir daha ona yaklaşmak bana haram olsun." Hafsa ona şöyle dedi; O senin cariyen iken onu kendine nasıl haram ediyorsun? Peygamber ona yaklaşmayacağına dair Hafsa'ya yemin etti. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem):

"Bundan…

Tefsir yükleniyor…