Sure 20 · Mekki
Tâ-hâ Sûresi
37
/ 135
Sûre
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Tâ-hâ 37 | وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | "Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk." |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | And olsun biz, sana diğer bir defa daha ihsan etmiştik |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Şanıma andolsun ki, Biz sana diğer bir defa daha lütufta bulunmuştuk |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | «Ve andolsun ki, sana başka defa da ihsanda bulunmuşuzdur.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Zaten sana, başka bir defa daha lutufta bulunmuştuk |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | And olsun, biz, sana diğer bir defa daha ihsan etmiştik.” |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | «Andolsun ki biz sana diğer bir zamanda, anana vahyolunacak şey´i ilham etdiğimiz vakıtda da lutf etmiş ve (kendisine): — Onu tabuta koy da denize at ki deniz onu kıyıya bıraksın, onu benim de, kendisinin de düşmanı olan biri alacak diye (emreylemişdik). Sana karşı (Ey Musa) gözümün önünde yetişdirilmen için kendimden bir sevgi bırakmışdım |
| 9 | Yusuf Ali (English) | "And indeed We conferred a favour on thee another time (before). |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Мы и прежде оказывали тебе милость, |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | そしてわれら*は確かに、別の時にも、あなたに恵みを垂れてやったのだ。¹ |
