اَللّٰهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي
Allâhümmehdini ve seddidnî.
Allah'ım! Beni hidayete erdir ve doğrult.
Kaynak: Müslim 2725 (sahih hadis).
Hz. Ali İbn Ebî Tâlib (r.a.) rivayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.) bu duayı öğretmiştir. (Müslim, Zikir 76/2725)
Hz. Ali (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) bana şöyle dedi: 'De ki: Allâhümmehdinî ve seddidnî (Allah'ım! Beni hidayete erdir ve doğrult). Hidayet dediğinde yolu kastet, sedad dediğinde oku düz gitmeyi kastet'" (Müslim, Zikir 76/2725).
Bu kısa ama tesirli dua iki talep içerir:
İhdinî (Beni hidayete erdir): Hidayet, doğru yolu bulmak ve o yolda yürümektir. Peygamberimiz (s.a.v.) "Hidayet dediğinde yolu kastet" demiştir. Yani "Bana doğru yolu göster, beni o yolda yürüt" demektir. Her namazda "İhdinâ's-sırâta'l-müstakîm" (Bizi doğru yola ilet) denir. Bu talep sürekli tekrarlanmalıdır.
Seddidnî (Beni doğrult): Sedad, doğrudan hedefe ulaşmaktır. Peygamberimiz (s.a.v.) "Sedad dediğinde okun düz gitmesini kastet" demiştir. Ok gibi dosdoğru gitmek, sapma
dan, sapmadan hedefe varmaktır. Hedefe ulaşmak için yoldan sapmamak gerekir.
İki talep birbirini tamamlar: Hidayet yolu gösterir, sedad o yolda sapmadan yürütür. Hidayet başlangıçtır, sedad devamıdır. Hidayete erdikten sonra ondan sapmamak için sürekli "seddidnî" demek gerekir.
Bu kısa duayı sık sık okumak, sabah-akşam, namazlardan sonra ve her önemli işe başlarken okumak tavsiye edilir.
Allah'ım! Beni hidayete erdir, doğru yolu göster. Beni doğrult, o yoldan saptırma. Ok gibi dosdoğru hedefe varmayı nasip et. Sapkınlıktan, bid'atten, dalaletten koru. Sırat-ı müstakimde sebat ettir beni ya Rab. Âmin.