اَللّٰهُمَّ أَعِنِّي عَلَى ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ
Allâhümme einnî alâ zikrike ve şükrike ve husni ibâdetik.
Allah'ım! Seni zikretmeme, Sana şükretmeme ve Sana güzel kulluk yapmama yardım et.
Kaynak: Ebu Davud 1522 (sahih hadis).
Hz. Muaz İbn Cebel (r.a.) rivayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.) onun elini tutarak bu duayı öğretmiştir. (Ebû Dâvûd, Vitr 26/1522; Nesâî, Sehv 59; Ahmed V/244, 245, 247)
Hz. Muaz İbn Cebel (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) elimi tuttu ve dedi: 'Yâ Muaz! Vallahi ben seni seviyorum. Sana bir tavsiyede bulunayım: Sakın her namazın sonunda şu duayı okumayı terk etme: Allâhümme einnî alâ zikrike ve şükrike ve husni ibâdetik'" (Ebû Dâvûd, Vitr 26/1522; Nesâî, Sehv 59).
Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Muaz'a bu duayı öğretirken "Vallahi ben seni seviyorum" demiştir. Bu, duanın ne kadar önemli olduğunu vurgular. Sevdiği insana en değerli şeyi öğretiyor.
"Sakın her namazın sonunda bunu okumayı terk etme" ifadesi, bu duanın süreklilik gerektirdiğini gösterir. Her namazda okunmalıdır — bir kez değil, beş vakit namazın hepsinde.
Üç talep: Zikir (Allah'ı anmak, hatırlamak), Şükür (nimetlere şükretmek) ve Güzel ibadet (ihsan üzere kulluk). Bu üçü kulluğun özüdür. İnsan bunlara ancak Allah'ın yardımıyla ulaşabilir. O yüzden "yardım et" demiş — bunu kendi başımıza yapamayız.
Not: Bu dua 106 numaralı "Allahümme Einni Ala Zikrike" duasının özel rivayetidir. Hz. Muaz'a öğretilme hikâyesiyle farklı bir bağlamda sunulmaktadır.
Allah'ım! Seni zikretmeme yardım et, unutmayayım. Sana şükretmeme yardım et, nankörlük etmeyeyim. Sana güzel ibadet etmeme yardım et, ihsan üzere kulluk yapayım. Bu üçünde beni yalnız bırakma ya Rab. Âmin.