رَبَّنَا آتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا
Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşedâ.
Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize şu durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla.
Kaynak: Kehf 10 (Kur'an-ı Kerim ayeti).
Ashâb-ı Kehf'in (mağara arkadaşlarının) imanlarını korumak için mağaraya sığındıklarında ettikleri duadır. (Kehf 10)
Ashâb-ı Kehf, imanlarını koruma derdine düşmüş gençlerdi. Münkir ve fasık kavimlerinin içinde imanlarını koruyamamaktan endişe ederek onlardan uzaklaştılar. Bir mağaraya sığındılar ve bu duayı ettiler (Kehf 10).
Cenâb-ı Hak onların bu samimî dualarını kabul buyurdu. Mağarada onları 309 yıl (300 solar yıl + 9 ay) uyuttu ve sonra insanlara ibret olmaları için uyandırdı (Kehf 25). Bu, Allah'ın kullarına olan rahmetinin ve imanı koruyanları muhafaza etmesinin en açık delillerinden biridir.
Duada iki talep vardır: Allah katından rahmet ve durumdan kurtuluş yolu (raşed). Raşed, doğru yolu bulmak, feribilmek, çareye kavuşmak demektir. Mağaraya sığınmak fiilî bir çare, dua ise manevî bir çaredir. İkisi bir arada olunca Allah kabul eder.
Bu dua, her türlü darlık, bunalım ve çıkış yolu aranan durumda okunabilir. İşsizlik, hastalık, maddi zorluk, ailevi problemler veya imanı koruma endişesi gibi durumlarda Ashâb-ı Kehf'in duası en güzel sığınaktır.
Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver. Durumumuzdan bize bir kurtuluş yolu göster. Ashâb-ı Kehf'i mağarada koruduğun gibi bizi de her türlü kötülükten koru. Çıkmazlarımızı aç, yolumuzu aydınlat, ferahlık ver ya Rab. Âmin.