رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَا أُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
Rabbenâ vec'alnâ müslimeyni leke ve min zürriyyetinâ ümmeten müslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tüb aleynâ inneke ente't-Tevvâbu'r-Rahîm.
Rabbimiz! İkimizi de Sana teslim olmuş kıl. Soyumuzdan da Sana teslim olmuş bir ümmet çıkar. Bize ibadet usullerimizi göster ve tövbemizi kabul et. Şüphesiz Sen tövbeleri çok kabul edensin, çok merhamet edensin.
Kaynak: Bakara 128 (Kur'an-ı Kerim ayeti).
Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. İsmail (a.s.)'in Kâbe'yi inşa ederken yaptıkları duadır. (Bakara 127-128)
Hz. İbrahim (a.s.) ve oğlu Hz. İsmail (a.s.) Kâbe'nin temellerini yükseltirken bu duayı ettiler (Bakara 127-128). İnsanlık tarihinin en mübarek ibadethanesini inşa ederken bile "Rabbimiz! Bizi Sana teslim olmuş kıl" diye yalvarmaları, kulluk hassasiyetinin ne kadar önemli olduğunu gösterir.
"Müslimeyni leke" (ikimizi de Sana teslim olmuş kıl) ifadesi, İslam'ın özünü anlatır. Müslüman olmak, Allah'a teslim olmaktır. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail, zaten peygamber olmalarına rağmen bu talebi yaptılar. Bu, hiç kimsenin İslam'da emin olamayacağını, sürekli Allah'a yönelme ihtiyacı olduğunu gösterir.
"Min zürriyyetinâ ümmeten müslimeten" (soyumuzdan Sana teslim olmuş bir ümmet) kısmı, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in ümmetine işarettir. Hz. İbrahim'in bu duası, bizleri kapsar. Peygamberimiz (s.a.v.) "Ben babam İbrahim'in duasıyım" buyurdu (Ahmed I, 281).
"Erinâ menâsikenâ" (ibadet usullerimizi göster) talebi, Hz. İbrahim'in hac ibadetinin nasıl yapılacağını Allah'tan öğrenme isteğidir. Bu dua, yapılan her ibadetin kabul edilmesi için okunabilecek bir Kur'an duasıdır.
Rabbimiz! Bizi Sana teslim olmuş kullar kıl. Neslimizden de Sana boyun eğen bir ümmet çıkar. Bize ibadet yollarını göster, ibadetlerimizi kabul et. Tövbelerimizi kabul buyur. Sen tövbeleri çok kabul edensin, çok merhamet edensin ya Rab. Âmin.