رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.
Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım.
Kaynak: Kasas 24 (Kur'an-ı Kerim ayeti).
Hz. Musa'nın (a.s.) Mısır'dan Medyen'e doğru yolda, su başında insanlara yardım ettikten sonra çekildiği ağacın gölgesinde ettiği duadır. (Kasas 24)
Hz. Musa (a.s.), bir Kıptîyi istemeden öldürdükten sonra Mısır'dan kaçmıştı. Medyen'e doğru yolda aç, susuz ve yorgun bir halde bir kuyu başına vardı. Orada çobanların sürülerini suladığını gördü ve iki kadının geride beklediğini fark etti. Onlara yardım ederek sürülerini suladı. Sonra gölgeye çekilip "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi (Kasas 24).
Allah Teâlâ bu duayı hemen kabul etti. Hz. Musa, o iki kadından birinin babası Hz. Şuayb'ın (a.s.) yanına davet edildi, ona evlat verildi, on yıl çalıştı ve peygamberlik görevi verildi. Açken doyuruldu, yalnızken aile verildi, kovulmuşken ev sahibi yapıldı.
Bu dua, "fakir duası" olarak bilinir. "Fakîr" kelimesi muhtaç, yoksul, hiçbir şeye sahip olmayan anlamına gelir. Hz. Musa, tüm dünyevî bağlarını kopardı, her şeyini geride bıraktı ve Allah'ın vereceği her hayra muhtaç olduğunu itiraf etti. Bu, kulluğun en güzel ifadesidir.
Bu dua, rızık sıkıntısında, iş ararken, evlilik beklerken, herhangi bir hayra muhtaç olduğumuzda okunabilir. Hz. Musa'nın bu duayı ettiği anda her şey değişti. Allah'ın vereceği hayra muhtaç olduğunu bilmek, asıl zenginliktir.
Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım. Hz. Musa'ya Medyen'de nasıl kapılar açtıysan bana da aç. Rızkımı bol eyle, hallerimi kolaylaştır. Senin vereceğin hayırdan başka hiçbir şey bana yetmez. Fakirim, muhtacım, Sana geldim ya Rab. Âmin.