رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileyke'l-masîr.
Rabbimiz! Yalnız Sana tevekkül ettik, yalnız Sana yöneldik ve dönüş yalnız Sanadır.
Kaynak: Mümtehine 4 (Kur'an-ı Kerim ayeti).
Hz. İbrahim'in (a.s.) ve yanındaki müminlerin kavimlerine karşı söyledikleri duadır. (Mümtehine 4)
Kur'an-ı Kerim'de Mümtehine suresinin 4. ayetinde Hz. İbrahim'in ve yanındaki müminlerin, kavimlerini hakka davet edip reddedildiklerinde onlardan ayrıldıkları ve bu duayı ettikleri anlatılır: "İbrahim'de ve onunla birlikte olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine 'Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzaklaşıyoruz. Biz Sana tevekkül ettik, Sana yöneldik ve dönüş Sanadır' demişlerdi" (Mümtehine 4).
Duada üç temel ifade vardır: Tevekkül (Sana dayandık, Seni vekil kıldık), inabe (Sana yöneldik, tövbe ettik) ve masîr (dönüş Sanadır, ahirette huzuruna geleceğiz). Bu üçü, kulluğun özüdür.
Tevekkül, Allah'a tam güvenmek ve O'nu vekil kılmaktır. İnabe, günahlardan dönüp Allah'a yönelmektir. Masîr ise bütün yolların Allah'a çıktığını bilmektir. Bu üçlü, müminin hayatını anlamlandıran temel ilkelerdir.
Bu dua, her türlü zorlukta, düşmanlıkla karşılaştığında, hakkı söylediği için dışlandığında ve her türlü imtihan anında okunabilir. Hz. İbrahim'in kavmini terk ederken bu duayı etmesi, müminin dünyevî bağları kesip Allah'a yönelmesinin en güzel örneğidir.
Rabbimiz! Sana tevekkül ettik, dayanağımız Sensin. Sana yöneldik, tövbe kapındayız. Dönüş Sanadır, ahirette huzuruna geleceğiz. Bizi Sana dayanan, Sana yönelen, Seni vekil eden kullarından eyle. Bizi teşvik edenleri senlendir ya Rab. Âmin.