رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَإِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tağfir lenâ ve terhamnâ le-nekûnenne mine'l-hâsirîn.
Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz.
Kaynak: A'raf 23 (Kur'an-ı Kerim ayeti).
Bu dua, Kur'an-ı Kerim'de A'raf suresinin 23. ayetidir. Hz. Âdem (a.s.) ve Hz. Havva validemizin Cennet'te yasak ağaca yaklaştıktan sonra ettikleri tövbe duasıdır.
Bu dua, insanlık tarihindeki ilk tövbe duasıdır. Hz. Âdem (a.s.) ve Hz. Havva, Cennet'te yasak meyveyi yedikten sonra hatalarını fark ettiler ve pişmanlıkla Rablerine yöneldiler. Kur'an-ı Kerim'de "Derken şeytan onları oradan kaydırdı ve bulundukları yerden çıkardı" (Bakara 36) buyrulduktan sonra, "Âdem Rabbinden kelimeler öğrendi ve tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir" (Bakara 37) buyruldu.
Hz. Âdem'in duasında dikkat çekici olan husus, nefsine zulmettiğini itiraf etmesidir. Günahı başkasına yüklemedi, şeytanı bahane etmedi, doğrudan "Biz kendimize zulmettik" dedi. Bu, tövbenin en önemli şartlarından biri olan "itiraf"tır. Sonra Allah'ın mağfiret ve rahmetine muhtaç olduğunu belirtti. Bağışlanmazsa ziyan edeceğini söyleyerek kulluk acziyetini ortaya koydu.
Bu dua, günahlardan pişman olup tövbe etmek isteyen herkes için en güzel örnektir. Peygamberlerin Atası Hz. Âdem (a.s.) bile hata ettiğinde bu şekilde yalvardı. Allah da onun tövbesini kabul etti. İnsan hata edebilir, ama önemli olan pişman olup samimiyetle tövbe etmektir.
Rabbim! Nefsime zulmettim, günahlarımla kendime kötülük ettim. Beni bağışla ve bana merhamet et. Senin mağfiretine ve rahmetine muhtacım. Bağışlanmazsam ziyana uğrayanlardan olurum. Hz. Âdem'in tövbesini kabul ettiğin gibi benim tövbemi de kabul eyle ya Rab. Âmin.