رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Rabbenâ efrig aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn.
Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.
Kaynak: Bakara 250 (Kur'an-ı Kerim ayeti).
Talut'un (a.s.) ordusunun, zalim Câlut'a karşı savaşırken ettikleri duadır. (Bakara 250)
Kur'an-ı Kerim'de Hz. Musa'dan sonra İsrailoğullarının tarihi anlatılırken Talut ve Câlut kıssası geçer. Câlut'un ordusu çok güçlüydü, Talut'un ordusu ise yalnızca 313 kişiden oluşuyordu. Bu az sayıdaki mümin ordu, zalim Câlut karşısında bu duayı etti (Bakara 250).
Allah Teâlâ bu duayı kabul etti: "Bunun üzerine Allah onları mağlup etti. Davut da Câlut'u öldürdü. Allah Davut'a hükümdarlık ve hikmet verdi" (Bakara 251). Bu zafer, sayıca çok az olan müminlerin sabır, sebat ve Allah'a güven ile büyük orduları yenebileceğinin en güzel örneğidir.
Duada üç talep vardır: Sabır (savaşın zorluklarına dayanma), ayakların sabit kılınması (savaş meydanından kaçmama) ve Allah'ın yardımı (düşmana karşı zafer). Bu üç unsur, her türlü zorluk ve imtihan için de geçerlidir.
Bu dua, zulme uğrayan, hak yolda mücadele eden, her türlü güçlükle karşılaşan müminlerin sığınağıdır. Mazlum müslümanlar için, zulüm altındaki kardeşlerimiz için ve kendi memleketimiz için bu duayı bol bol okumalıyız.
Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı sağlam bastır, yolumuzdan döndürme. Kâfirlere, zalimlere, Sana isyan edenlere karşı bize yardım et. Hak yolunda sebat eden, Senin yardımına nail olan kullarından eyle bizi ya Rab. Âmin.