Niyet kalb ile yapılır.
بِسْمِ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلَى الْإِسْلَامِ وَعَلَى تَوْفِيقِ الْإِيمَانِ
اَللّٰهُمَّ أَعِنِّي عَلَى تِلَاوَةِ كِتَابِكَ وَكَثْرَةِ ذِكْرِكَ
اَللّٰهُمَّ أَرِحْنِي رِيحَ الْجَنَّةِ وَلَا تُرِحْنِي رِيحَ النَّارِ
اَللّٰهُمَّ بَيِّضْ وَجْهِي يَوْمَ تَبْيَاضُ الْوُجُوهِ وَتَسْوَادُ الْوُجُوهِ
اَللّٰهُمَّ أَعْطِنِي كِتَابِي بِيَمِينِي
اَللّٰهُمَّ لَا تُعْطِنِي كِتَابِي بِشِمَالِي
اَللّٰهُمَّ حَرِّمْ شَعْرِي وَبَشَرِي عَلَى النَّارِ
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنِي مِنَ الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ
اَللّٰهُمَّ ثَبِّتْ قَدَمَيَّ عَلَى الصِّرَاطِ يَوْمَ تَزِلُّ الْأَقْدَامُ
أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ﴿﴾ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنِي مِنَ التَّوَّابِينَ وَاجْعَلْنِي مِنَ الْمُتَطَهِّرِينَ
Abdestten sonra: Eşhedü en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûluh. Allâhümme'c-alnî mine't-tevvâbîne vec'alnî mine'l-mütetahhirîn.
Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur, tektir, ortağı yoktur. Şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah'ım! Beni çok tövbe edenlerden ve çok temizlenenlerden eyle.
Kaynak: İbn Mace 461 (sahih hadis).
Hz. Ukbe İbn Âmir (r.a.) rivayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.): "Kim güzel bir abdest alır, sonra gökyüzüne bakarak 'Eşhedü en lâ ilâhe illallâh...' derse, o kişi için Cennetin sekiz kapısı açılır ve hangisinden isterse oradan girer" buyurdu. (İbn Mâce, Tahâret 57; Müslim, Tahâret 38)
Hz. Ukbe İbn Âmir (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: 'Güzelce abdest alıp da 'Eşhedü en lâ ilâhe illallâh...' diyen kimseye Cennetin sekiz kapısı açılır ve istediğinden girer'" (Müslim, Tahâret 38). Abdest, namazın anahtarı ve yarı ibadettir. Abdestli bir kimsenin abdesti bozulmadığı sürece melekler onun için istiğfar eder.
Abdest alırken okunan dualar, organların her birini yıkarken o organla ilgili ahiret talebini dile getirmeyi sağlar. Yüz yıkanırken kıyamet gününde yüzün nurlanması, eller yıkanırken amel defterinin sağdan verilmesi, ayaklar yıkanırken Sırattan sağ salim geçilmesi dilenir. Bu, ibadetin dünyevî ve uhrevî boyutunu birleştiren güzel bir sünnettir.
Peygamberimiz (s.a.v.) "Abdest üzerine abdest almak nur üzerine nurdur" buyurdu (Beyhakî, Şuabü'l-Îmân). Abdest, kulun manevî temizliği yanında fiziksel temizliği de sağlayan, günde beş defa tekrarlanan önemli bir ibadettir.
Allah'ım, abdestimi Senin rızan için alıyorum. Bu su ile dışımı temizledim, kalbimi de imanın nuruyla temizle. Ellerimle işlediğim kusurları, gözlerimle baktığım hataları, ayaklarımın gittiği yanlış yolları bağışla. Kıyamet gününde yüzümü nurlandır, amel defterimi sağımdan ver, ayaklarımı Sıratta sabit kıl. Beni temizlenen ve tövbe eden kullarından eyle ya Rab. Âmin.