اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ
Elhamdü lillâhillezî ahyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ileyhi'n-nüşûr.
Bizi öldükten sonra dirilten Allah'a hamd olsun. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da O'dur.
Kaynak: Buhari 6312 (sahih hadis).
Hz. Huzeyfe (r.a.) rivayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.) uykudan uyandığında bu duayı okurdu. (Buhârî, Deavât 7-8; Müslim, Zikir 59; Tirmizî, Deavât 28)
Hz. Huzeyfe (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) uykudan uyanınca 'Elhamdü lillâhillezî ahyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ileyhi'n-nüşûr' derdi" (Buhârî, Deavât 7; Müslim, Zikir 59). Uyanıp gücünü, kuvvetini ve hareket kabiliyetini yeniden kazandığını gören mümin, "Bizi öldükten sonra dirilten Allah'a hamd olsun" demek suretiyle Allah Teâlâ'ya hem hamdetmiş hem de şükretmiş olur.
"Ve ileyhi'n-nüşûr" (Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da O'dur) ifadesi, uyku gibi mecâzî değil, hakiki ölümden sonra da bizi gerçek manada yeniden diriltecek ve huzurunda toplayacak olan yegâne varlığın Allah olduğu hususundaki imanı ortaya koyar. Bütün bunları şuurlu bir şekilde yapan kimse, Cenâb-ı Hakk'ın kendisi ve bütün yaratılmışlar üzerindeki mutlak tasarrufuna olan imanını dile getirmiş ve tefekkür gibi önemli bir ibadeti îfâ etmiş olur.
Başka bir rivayette Peygamberimiz (s.a.v.) uyanınca şöyle de derdi: "Bana ruhumu geri veren, vücudumu afiyette kılan ve kendisini zikretmeye müsaade eden Allah'a hamd olsun" (Nevevî, el-Ezkâr 21). Her iki dua da sabah uyanınca okunabilir.
Allah'ım, beni öldükten sonra yeniden dirilten Sensin. Uyanmayı nasip ettiğin bu yeni güne Sana hamd ederek başlıyorum. Ruhumu geri veren, bedenimi afiyet üzere tutan, Seni zikretmeye izin veren Sensin. Bu günü hayır ve bereketle geçirmeyi nasip eyle. Son dönüşüm Sanadır ya Rab. Âmin.