بِسْمِ اللّٰهِ وَبِاللّٰهِ وَفِي سَبِيلِ اللّٰهِ وَعَلَى مِلَّةِ رَسُولِ اللّٰهِ
Bismillâhi ve billâhi ve fî sebîlillâhi ve alâ milleti Rasûlillâh.
Allah'ın adıyla, Allah ile, Allah yolunda ve Resûlullah'ın dini üzere (defnediyoruz).
Kaynak: Tirmizi 1046 (sahih hadis).
Hz. İbn Ömer (r.a.) rivayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.) cenaze kabre konulurken bu duayı okurdu. (Tirmizi, Cenâiz 68/1046; Ebu Davud, Cenâiz 71/3213; İbn Mâce, Cenâiz 38; Suyûtî, el-Câmiu's-Sağîr 6819)
Hz. İbn Ömer (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) cenaze kabre konulurken 'Bismillâhi ve billâhi ve fî sebîlillâhi ve alâ milleti Rasûlillâh' derdi" (Tirmizi, Cenâiz 68). Bu dua, ölünün kabre tevhid inancı üzere konulduğunun ilanıdır. Besmele ile başlamak, Allah'ın adını anarak defnetmektir. "Allah yolunda" ifadesi, ölümün Allah yolunda bir geçiş olduğunu hatırlatır.
Cenaze kabre indirildikten sonra defin işlemi sırasında üç avuç toprak atılır. İlk avuçta "Ondan sizi yarattık" (Tâhâ 55), ikinci avuçta "Oraya sizi geri döndüreceğiz" (Tâhâ 55), üçüncü avuçta "Sizi ondan bir kere daha çıkaracağız" (Tâhâ 55) okunur.
Defin işlemi tamamlandıktan sonra orada bulunanlar ölü için dua ve istiğfar ederler. Peygamberimiz (s.a.v.) definden sonra bir süre durur ve "Kardeşiniz için istiğfar edin ve sağlam durmasını isteyin. Çünkü şu anda o, sorguya çekilmektedir" buyururdu (Ebu Davud, Cenâiz 69/3221).
Allah'ım, bu kardeşimizi Senin isminle, Senin yolunda ve Resûlullah'ın dini üzere kabre koyuyoruz. Kabrini genişlet, nurla doldur. Münker ve nekir sorgusunda onu sabit kıl. Kabir azabından muhafaza eyle. Kıyamet gününde onu cennetinle müjdele. Geride bıraktıklarına sabır ve metanet ver ya Rab. Âmin.