نَوَيْتُ أَنْ أَصُومَ غَدًا مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ الْمُبَارَكِ فَرْضًا لَكَ يَا اللّٰهُ فَتَقَبَّلْ مِنِّي إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Neveytü en esûme ğaden min şehri Ramazâne'l-mübâreki fardan leke yâ Allâhu fetekabbel minnî inneke ente's-Semîu'l-Alîm.
Ey Allah'ım! Ramazan-ı Şerif ayının yarınki gününde farz olan orucu tutmaya niyet ettim. Benden kabul buyur. Şüphesiz Sen her şeyi işiten ve bilensin.
Kaynak: Ebu Davud 2454 (sahih hadis).
Hz. Hafsa (r.anha) rivayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.): "Fecirden önce oruç niyetini belirlememiş olan kişinin orucu yoktur" buyurdu. (Ebu Davud, Savm 2454; Tirmizi, Savm 730; Nesâî, Sıyâm 68)
Hz. Hafsa (r.anha) validemiz anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdu: 'Fecirden önce oruç niyetini belirlemeyen kişinin orucu yoktur'" (Ebu Davud, Savm 2454; Tirmizi, Savm 730). Bu hadis, oruç için niyetin şart olduğunu ve fecir vaktinden önce yapılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Niyet, kalbin bir işe yönelmesidir. Hanefî mezhebine göre Ramazan orucunun niyeti geceden yapılabileceği gibi, kuşluk vaktine (duhâ) kadar da yapılabilir. Ancak nafile oruçlarda öğleye kadar niyet edilebilir. Şâfiî mezhebine göre ise Ramazan orucunun niyeti mutlaka geceden yapılmalıdır.
Kur'an-ı Kerim'de "Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, oruç size de farz kılındı. Umulur ki takvâ sahibi olursunuz" (Bakara 183) buyrulmuştur. Oruç, takvânın yani Allah'a karşı sorumluluk bilincinin en güçlü vesilelerindendir. Niyet ederken kalben bu ibadetin Allah için yapıldığını belirlemek, orucun manevî değerini artırır.
Allah'ım, yarınki Ramazan orucunu Senin rızan için tutmaya niyet ettim. Orucumu kabul eyle, açlığımı ve susuzluğumu rızana vesile kıl. Beni orucu bozan söz ve davranışlardan koru. Orucumu takvâ ile, sabırla ve şükürle tamamlamayı nasip eyle ya Rab. Âmin.