اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي حَسَّنَ خَلْقِي وَخُلُقِي وَزَانَ مِنِّي مَا شَانَ مِنْ غَيْرِي
اَللّٰهُمَّ أَحْسَنْتَ خَلْقِي فَأَحْسِنْ خُلُقِي
Tam metni: Elhamdü lillâhillezî hassene halkî ve hulukî ve zâne minnî mâ şâne min ğayrî.
Kısa metni: Allâhümme ahsente halkî fe ahsin hulukî.
Tam metni: Yaratılışımı ve huyumu güzel kılan, başkalarındaki çirkinliği benden uzak kılıp beni güzel yapan Allah'a hamd ederim.
Kısa metni: Allah'ım! Yaratılışımı güzel yaptın, ahlâkımı da güzelleştir.
Kaynak: Beyhakî, Şuab IV/111 (sahih hadis).
Hz. İbn Mesud ve Hz. Ali (r.a.) rivayet etmişlerdir. Resûlullah (s.a.v.) aynaya baktığında bu duaları okurdu. (Beyhakî, Şuab IV, 111; Ahmed, Müsned 3823; İbn Hibbân 959)
Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz aynaya baktıkları zaman "Yaratılışımı ve huyumu güzel kılan, başkalarındaki çirkinliği benden uzak kılıp beni güzel yapan Allah'a hamd ederim" derdi (Beyhakî, Şuab IV, 111). Bu dua, hem fiziksel güzelliğin hem de ahlâk güzelliğinin Allah'tan bir nimet olduğunu itiraf eder.
Arapçada "halk" kelimesi yaratılışı, "huluk" ise ahlâkı ifade eder. İki kelime arasındaki ses benzerliği, aralarındaki derin bağlantıya işaret eder. Peygamberimiz (s.a.v.) "Müminin terazisinde en ağır gelecek şey güzel ahlâktır" buyurdu (Ebu Davud, Edeb 7). Kur'an-ı Kerim'de de Peygamberimiz hakkında "Sen elbette yüce bir ahlâk üzerindesin" (Kalem 4) buyrulmuştur.
Aynaya bakmak, insanın dış görünüşünü kontrol ettiği bir andır. Peygamberimiz bu anı bile zikir ve duayla süslemiştir. Duada "başkalarındaki çirkinliği benden uzak kılan" ifadesi, kişinin kendisine verilen güzelliğe şükretmesi ve başkalarıyla kıyaslayıp gurura kapılmaması gerektiğini öğretir.
Allah'ım, yaratılışımı güzel yarattın, Sana hamd olsun. Ahlâkımı da güzelleştir, kalbimi nurlandır, dilimi hayırla meşgul kıl. Başkalarındaki eksiklikleri bende yaratmadığın için Sana şükrederim. Beni güzel huylu, merhametli, sabırlı, şükredici kullarından eyle. Dışım gibi içimi de güzelleştir ya Rab. Âmin.