اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ ﴿﴾ اَللّٰهُمَّ افْتَحْ لِي أَبْوَابَ فَضْلِكَ
Allâhümme salli alâ Muhammed. Allâhümme'ftah lî ebvâbe fadlik.
Allah'ım, Muhammed'e salât eyle. Allah'ım, bana fazl u ihsanının kapılarını aç.
Kaynak: Müslim 713 (sahih hadis).
Hz. Fâtımatü'z-Zehrâ (r.anha) rivayet etti: "Resûlullah (s.a.v.) Mescid'den çıkarken yine salât ü selâmda bulunur ve 'Rabbim, günahlarımı mağfiret eyle ve bana fazl u ihsânının kapılarını aç' buyururlardı." (Tirmizî, Salât 117/314; Ahmed VI, 282; İbn Mâce, Mesâcid 13)
Hz. Fâtıma (r.anha) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) camiye girerken rahmet kapılarının açılmasını, camiden çıkarken ise fazl u ihsân kapılarının açılmasını dilerdi" (Tirmizî, Salât 117). Bu ince ayrım dikkat çekicidir: Camide rahmet istenir, çünkü camide ibadet yapılmaktadır. Çıkışta ise fazıl ve ihsan istenir, çünkü dışarıda rızık aranacak, hayatın gerekleri yerine getirilecektir.
Peygamberimiz (s.a.v.) camiden sol ayakla çıkmayı tavsiye etti. Çıkarken de salât getirmek sünnettir. Camiye girişte ve çıkışta farklı duaların talim edilmesi, İslam'ın her duruma uygun bir dua düzeni sunduğunu ve müminin hayatının her anının zikirle süslenmesi gerektiğini gösterir.
Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) rivayet ediyor: "Biriniz camiye girdiğinde Peygambere salât getirsin ve 'Allah'ım, bana rahmetinin kapılarını aç' desin. Çıktığında da Peygambere salât getirsin ve 'Allah'ım, beni şeytanın şerrinden koru' desin" (İbn Mâce, Mesâcid 13).
Allah'ım, Peygamberimize salât ederek Senin evinden çıkıyorum. Bana fazl u ihsanının kapılarını aç. Helal rızık ver, hayırlı işlere muvaffak kıl. Camiden çıkınca da Seni unutmamayı, ibadet ahlâkını dışarıya da taşımayı nasip eyle. Şeytanın şerrinden beni koru ya Rab. Âmin.