بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرَاهَا وَمُرْسَاهَا إِنَّ رَبِّي لَغَفُورٌ رَحِيمٌ
سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّرَ لَنَا هٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ ﴿﴾ وَإِنَّا إِلَى رَبِّنَا لَمُنْقَلِبُونَ
Bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ inne Rabbi le-ğafûrun rahîm.
Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ Rabbinâ le-munkalibûn.
O'nun yürümesi ve durması Allah'ın adıyladır. Rabbim bağışlar ve merhamet eder. Bunu bizim hizmetimize vereni tenzih ederiz. Yoksa biz bunu kendi gücümüzle yapabilecek değildik. Muhakkak ki biz Rabbimize döneceğiz.
Kaynak: Tirmizi 3446 (sahih hadis).
Hz. Ali (r.a.) rivayet etti. Bu dua Zuhruf suresinin 13-14. ayetlerinden, ilk cümle ise Hud suresinin 41. ayetinden alınmıştır. (Ebu Davud, Cihad 72-74; Tirmizi, Deavât 83-84)
Hz. Ali (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) bineğine bindiğinde üç kere tekbir getirir, Zuhruf suresinin ayetini okur ve ardından yolculuk duasını yapardı" (Tirmizi, Deavât 83). "Bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ" cümlesi Hud suresi 41. ayetinden alınmıştır. Bu, Hz. Nuh'un (a.s.) gemiye binerken okuduğu duadır.
Referans hadiste Hz. Ali (r.a.) şöyle anlatıyor: "Hayvanın üzengiye ayağını koyunca 'Bismillah' dedi. Üzerine yerleşince Zuhruf ayetini okudu. Sonra üç kere 'Elhamdülillah', üç kere 'Allahu Ekber' dedi. Daha sonra 'Sübhâneke innî zalemtü nefsî fağfir lî' (Seni tesbih ederim, nefsime zulmettim, beni bağışla) dedi ve güldü. Sebebini sorduklarında: 'Nebî (s.a.v.) de aynı şeyi yapmış ve gülmüştü. Neden güldüğünü sorduğumda: Yüce Rabbin, senden başka günahları bağışlayacak kimse olmadığını bilerek bağışlanma dileyen kulundan hoşnut olur buyurdu'" (Ebu Davud, Cihad 74; Tirmizi, Deavât 46).
Bu rivayet, araca binerken hem şükür hem istiğfarın birlikte yapılması gerektiğini gösterir. "Biz Rabbimize döneceğiz" ifadesi, her yolculuğun aslında ahiret yolculuğunun bir yansıması olduğunu vurgular.
Allah'ım, bu aracın yürümesi ve durması Senin adınladır. Bunu benim hizmetime vereni tenzih ederim. Kendi gücümle bunu yapamazdım, Senin lütfunla kullanıyorum. Yolculuğumu hayırlı kıl. Kazadan, beladan muhafaza eyle. Gidiş ve dönüşümü selametle nasip et. Asıl dönüşüm Sanadır ya Rab. Âmin.