سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَبِحَمْدِكَ أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
Sübhânekellâhümme ve bi-hamdik. Eşhedü en lâ ilâhe illâ ente. Estağfirüke ve etûbü ileyk.
Allah'ım! Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senden başka ilâh olmadığına kesinlikle şehâdet ederim. Senden bağışlanmamı diler ve Sana tövbe ederim.
Kaynak: Ebu Davud 4857 (sahih hadis).
Hz. Ebu Hureyre (r.a.) rivayet etti. Peygamberimiz (s.a.v.): "Kim, lüzumsuz konuşmaların çok olduğu bir mecliste oturur da oradan ayrılmadan önce bu duayı okursa, o mecliste işlemiş olduğu kusur ve günahları bağışlanır" buyurdu. (Tirmizî, Deavât 38/3433; Ebu Davud, Edeb 4857)
Hz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdu: 'Kim, malâyânî (faydasız ve lüzumsuz) konuşmaların çok olduğu bir mecliste oturur da oradan ayrılmadan önce Sübhânekellâhümme ve bi-hamdik... derse, o mecliste işlemiş olduğu kusur ve günahları bağışlanır'" (Tirmizî, Deavât 38). Bu dua, keffâretü'l-meclis (meclisin keffareti) olarak bilinir.
Sahabe-i kirâm'ın bulundukları meclisleri terk etmeden önce Asr suresini okudukları da bilinir. Bu uygulama, mecliste geçirilen zamanın bereketini artırır ve boş sözlerden dolayı işlenebilecek kusurları örter. Kur'an-ı Kerim'de "Rabbim! Girilecek yere doğrulukla girmemi, çıkılacak yerden de doğrulukla çıkmamı sağla" (İsrâ 80) duası öğretilmiştir.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Müslümanların bir araya geldiği meclis, ancak Allah'ı zikrettikleri bir meclis olursa bereketlidir. Zikir olmayan meclis sahibine hasret olur" (Ahmed II, 432). Meclisten ayrılırken bu duayı okumak, o mecliste geçen her türlü lâf u güzâfın keffareti olur.
Allah'ım, Seni tesbih eder, noksan sıfatlardan tenzih ederim. Senden başka ilâh olmadığına şahitlik ederim. Bu mecliste işlediğim kusurları bağışla, lüzumsuz sözlerimi affet. Sana tövbe ediyor, bağışlanmamı diliyorum. Her meclisimi hayırla sonuçlandır ya Rab. Âmin.